Ana içeriğe atla

Kasımpaşa Trabzonspor'a hafif geldi

Geçen hafta Fenerbahçe karşısında izlediğim ve futbolunu çok beğendiğim Kasımpaşa'nın Trabzonspor maçında nasıl bir performans göstereceğini çok merak ediyordum.  Ligin 6. haftası itibariyle göze hoş gelen ve istediği sonucu alan bir takım havasındaydılar. 6 maçta Trabzonspor kadar gol atan Uche yine paşa'nın gol umuduydu. Metin Diyadin'den sonra teknik direktörsüz çıktıkları Fenerbahçe galibiyetinden sonra Trabzonspor maçından da galibiyet istedikleri açıktı.

Her hafta değişik futbolculardan ilk onbir sahaya süren Şenol Güneş bu akşam da Mersin maçından farklı bir takımla sahaya çıktı. Ne yalan söyleyeyim Janko'yu kadroda görmeyince şaşırmadım desem yalan olur.













Maçı izlemeyip skora baktığınızda pozisyonsuz kısır bir maç oldu düşüncesine kapılabilirsiniz. Maçın henüz başında Olcan'ınserbest atışdan attığı müthiş gol ve hemen ardından Halil kaleci ile karşı karşıya golü kaçırmasa Trabzonspor maça 2-0 başlayacaktı. Kasımpaşa'nın nerdeyse pozisyon bulamadığı maçta Trabzonspor'un gol ayakları biraz şanslı, biraz becerikli olsa bu akşam tarihi bir skordan bahsedecektik.  Birilerinin Trabzonspor futbolcularına kaleye giren her topun gol sayıldığını illaki jeneriklik gol atmak gerekmediğini anlatması lazım. Bu kadar fazla pozisyona girip tek golle yetinmek ilerisi için zor durumda bırakabilir takımı.

Kısaca; Kasımpaşa'nın hiç bir şey oynamadığı, Trabzonspor'un ayağına gelen pozisyonları cömertce harcadığı, tarihi bir farkın kaçtığı yine de izlemesi keyfli bir o kadar da stresli bir maç oldu. Trabzonspor istediği 3 puanı tek golle aldı.

Trabzonspor'un seyircisiz oynama cezasının bittiği ve ilk defa taraftarlarıyla buluştuğu Kasımpaşa maçına taraftarların ilgisizliği, trübünlerdeki boşluklar, zeminin bozukluğu akılda kalanlar arasındaydı.

Genel bir değerlendirme yapacak olursak,

Trabzonspor geçtiğimiz yılların aksine özellikle Bamba ve Emerson transferleriyle defansif yönden sorunları çözmüş gözükmekte. Sakat olan Giray'ında takıma katılması, genç Zeki'nin takıma ve havasına alışmasıyla uzun seneler defansif sıkıntı yaşamayacak gibi gözüküyor. Zaten Tolga ve Onur gibi Türkiye'nin en iyi kalecilerinden ikisi Trabzonspor'da.

Zokora, Sapara, Alanzinho, Soner, Adrian, Barış  ve tabiki Colman'la güçlü bir orta sahaya kimsenin diyecek lafı olmamalı. Yeter ki sakatlık ve formsuzluklarını atalabilsinler.

Trabzonspor'un sıkıntısı hücum hattında gözüküyor. Yeni transfer Janko bir an önce takıma kazandırılmalı. Halil, Olcan, Volkan, Yasin, Emre, Vittek, Henrique  arasında hücuma bir çözüm bulunmalı. Halil'den santrofor performansı beklemek sanırım zoru seçmek olacak ve başarı beklemek hayalden öteye geçmeyecek.

Milli maç arasında takımın çok iyi çalışması, birlikte oynama ve kaynaşma adına iyi değerlendirilimesi lazım. İyi bir çalışma ile sağlam ve şampiyonluğa oynayacak takım olacaktır. Lakin her zamankinden daha fazla çalışmaya ihtiyaçları var. Takım olabilirse Trabzonspor kadrosu herkesi yenebilecek güce ve yeteneğe sahip. Bundan sonrası Şenol hocanın hünerine kalmış. Ondan da şüphemiz yok zaten.

Milli takımdan söz açılmışken Trabzonspor'dan hiç bir futbolcunun kadroya davet edilmemesini seçim yapanların ayıbı olarak görüyorum. Milli formayı adaletli dağıtmayanların iyi niyetinden şüphe ediyorum. Onur Kıvrak'a davet göndermeyenin futbol bilgisine saygı duymuyorum.

Not: Lige ara verildi ama Taksim meydanında her cumartesi saat 15.30'da olduğu gibi vicdan renkli formalıların temiz futbol eylemi yarında devam edecek. Üzerindeki formasının rengine bakmadan fair play ruhuna sahip, temiz ve adil futbol sevdalıları sizleri de bekleriz.

Eylem yerleri: İstanbul Taksim meydanı saat 15:30
                     Bursa Kent meydanı  saat 15:30
                     Trabzon meydan parkı saat: 16:00






Bu blogdaki popüler yayınlar

Bizim kız Sabriye

Popüler ve çok izlenen bir televizyon programında yarışan birisi olduğu için adını duymayan kalmamıştır diye düşünüyorum. Hayatı, aile yaşantısı, yaptığı işi, başarısı, başarısızlığı, doğallığı aklınıza ne geliyorsa didik didik incelenmiş, yazılmış, konuşulmuş, eleştirilmiş, övülmüş, yerilmiş, seveni kadar sevmeyeni de olan birisi.

Kimisi ona Survivor SABRİYE
Kimisi ona kick boks şampiyonu Sabriye
Kimisi ona ağlayan kız Sabriye
Kimisi ona oynayan kız Sabriye
Kimisi ona güldüren kız Sabriye
Kimisi ona geriden gelip kazanan kız Sabriye diyor.
Herkes ona farklı br gözle bakıyor
Velhasıl,
Diyorlar da diyorlar.

***
Her konuşmasında, her hareketinde ve her eyleminde.
Ben gibi, bizim gibi, bizden birisi olduğu için
Ben ona bizim kız Sabriye diyorum.
Kardeşim gibi,

***
Gerek Survivor adasında, gerekse programın konuşulduğu tüm programlar Sabriye ile başlıyor Sabriye ile bitiyor. Yaklaşık beş aydır, demedikleri söz etmedikleri hakaret kalmadı. Sabriye hoş kız, Sabriye'yi seviyorum diye baş…

Faktoring nedir, nasıl çalışır ?

Faktoring, firmaların mal ve hizmet satışlarından doğmuş veya doğacak vadeli, fatura veya fatura yerine geçen bir belgeye dayanan alacakların (çek, senet) faktoring şirketi tarafından temlik alınması yoluyla, finansman, garanti ve tahsilat hizmetlerinin sunulduğu bir finansal üründür diyor Vikipedi..

Peki ülkemizde sistem nasıl işliyor, kimler kullanıyor kısaca bir bakalım.

Ben Bayrampaşa'da yaşıyorum. Bilenler bilir, merkezde ana cadde üzerinde bankalar kadar faktoring firmaları var. Bu firmalar Bayrampaşa ve civarında faaliyet gösteren irili ufaklı bütün firmaların faaliyetlerini, finansal yapılarını en ufak detayına kadar incelemişler ve bir şekilde irtibata geçmişler. 

Türk esnaf sisteminde;  vadeli satışlar nedeniyle oluşan nakit ihtiyacı bilinen bir gerçek. Düşünün bir mal üretiyorsunuz ve sattığınızda aldığınız çeklerin ortalama vadesi 120 ile 180 gün arasında. Hammadde dışında tüm ödemeleriniz nakit (kira, personel, yemek,vergi, ssk vs..)...

Tüm satışları bu şekilde ola…