Ana içeriğe atla

Trabzonspor Başkanı mısın, AK Parti il Başkanı mı?

trabzonspor başkanı akp li mi
Radikal gazetesi maşet
Gezi Parkı eylemlerine katılan Trabzonspor taraftarlarına hitaben kulüp resmi sitesinden yayınlanan "Trabzonspor kulübü olarak tertemiz formamızın, sportmenlik dışı, provakatör ve şiddet üreten grupların organizasyonlarının içerisinde gösterilmesinden rahatsızlık duymaktayız" açıklaması ile duruşunu açık açık gösterdi. Bu ilk açıklama Trabzonspor taraftarları arasında ilk bölünmeye yol açsa da eyleme katılan taraftarların tepkisi duyulmazdan gelindi. 


Bundan bir kaç gün sonra İbrahim Hacıosmanoğlu AK Parti tarafından Gezi olaylarına misilleme olarak yapılan Kazlıçeşme mitingine şahsen katılıp, miting anonsçusu tarafından Trabzonspor kulübü başkanı olarak sahneye davet edildi. Gerek sosyal medya, gerek yerel medya, gerekse ulusal medyada oluşan taraftar tepkilerine karşı, ben mitinge baş örtüsü sorununun çözümüne destek vermek için kişisel olarak gittim diyerek tepkileri azalttı. Hatta mitinge katılımı birileri tarafından büyük destek gördü. 



Üç gün önce Of Hayrat derneğin iftar yemeğine katılıp, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ile yan yana oturup, "Bakanımız Türkiye'yi imar ettiği gibi Trabzonspor'u da imar ediyor" sözleri ile Trabzonspor'un nasıl yönetileceğinin sinyallerini verdi. Bakan bey'in Trabzonspor hakkında daha önce söylediği "Trabzon halkı artık geçmişe mazi demeye başladı. Biz nasıl şampiyon oluruz onun hesabını yapıyoruz biz şimdi." sözleri hafızamızda mıh gibi dururken nasıl bir imar planı hazırlandığını tahmin etmek zor olmasa gerek. 

Kısa bir süre önce eski yönetimle ilgili olarak, kulübü borç batağında bırakmışlar deyip serzenişte bulunan, yine eski futbolculardan Gökdeniz Karadeniz'den 500.000 TL para alan, eldeki gönderilmek istenen yabancı futbolcuların yüksek ücretleri nedeniyle sözleşmeleri fesh edilemezken bir anda Chelsea'de forma giymiş, futbolu en üst seviyelerde oynamış iki yıldız futbolcu Malouda ve Bosingwa Trabzonspor'a transfer edildi. Bu iki yıldız futbolcunun transferi hatta yeni bir santrafor futbolcunun transfer edileceği söylenirken bazı taraftarların aklına gelen ilk soru bu derenin suyu nerden geliyor oldu. Cevabı bulmak çok zor olmasa gerek.
Dün akşam Malouda ve Bosingwa için Avni Aker stadında imza şöleni yapıldı. Başta lig tv, Trt, Ntvspor gibi daha önce Trabzonspor'un yüzüne bakmayan kanallardan canlı yayınlanan şölen ilk başta bir Trabzonspor taraftarı olarak beni çok etkiledi ve gururlandırdı. Ancak Sayın Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu'nun konuşmasını izlerken söylediği "10 yıldır yapılanları görmeyen vatan hainidir " sözüyle imza şöleni bir anda Ak Parti mitingine dönüştü. Platformda konuşan sanki Trabzonspor başkanı değil de Ak Parti il başkanıydı. 
Saha içi sonuçlarındaki başarısızlığı sonucu taraftar tepkisiyle erken seçim kararı alan Sadri Şener ve yönetiminin ardından göreve gelen Sn. İbrahim Hacıosmanoğlu'nun seçim vaadleri "Siyaseti Trabzonspor'un menfaatleri için kullanacağız ve siyasetten uzak durmayacağız deyip ilk hedefi şikeli 2010 - 2011 sezonu kupasını almaktı. Trabzonspor taraftarının şike davası ve sonucu olarak "Kupa Başbakan'da"diye kitaplar, makaleler yazdığı, eylemler düzenlediği ve de Başbakan'ın bu konudaki tavrı net iken kupayı mutlaka alacağız deyip namus sözü vermesi kafalarda büyük soru işaretleri oluşturdu. Bizlerin bilemediği ancak kendisinin bileceği bi' şeyler olmalı. 

Şike davası ve UEFA Tahkim Kurulu kararları sonrası muhalefet partileri CHP ve MHP Genel başkanlarının açıklamalarına anında resmi site üzerinden cevap verip eleştirip, bir kaç gün önce sayın Başbakan'ın; " Ben "tüzel kişilikleri cezalandırmak değil, bireyleri eğer suçluysa cezalandırmak doğru olandır" demiştim. Fenerbahçe'nin 20-25 milyon, Beşiktaş'ın 15-20 milyon taraftarı var. Böyle yaptığınızda kitlenin tamamını cezalandırmış oluyorsunuz. Kalkıp da bir kulübe böyle bir şeyin yapılmasını ben asla tasvip etmiyorum. "Efendim işte bu UEFA’nın kuralları içerisinde yıllardır bunlar var" Bu kuralları koyanlar insan. Siz de gelin bu yanlışı düzeltin ve on yıllardır devam eden yanlış kulüplerin boynunda bir satır gibi durmasın... gibi şike davasının sonuçlarına ters gelen sözlerine bir yanıt verilmemesi kafalarda hep aynı soruyu oluşturdu
...
Elbette bu sözler ve eylemler bazı Trabzonspor taraftarlarının hoşuna gidebilir. Gidiyor da... Diyorlar ki, yıllardır üç İstanbul takımı siyasetin kaymağını yedi bırakın biraz da biz yiyelim.

Beğenmiyorsanız başka takım tutun...

Sosyal medyada başkanı daha açık söylemek gerekirse siyasi iktidarı destekleyen bazı taraftarlar, beğenmiyorsanız başka takım tutun diyorlar... Oldu beyim... Yönetimde olanlar ne yaparsa yapsın kabul edelim. Doğru yanlış diye ayırt etmeyelim. Eleştirmeyelim. Hep destek verelim. İyi mi böyle... 
O zaman, benim gibi Trabzon şehriyle hiç alakası olmayan, haritadaki yeri dışında Trabzon'u görmeyen ancak, Dozer Cemil'e, Şenol Güneş'e, Ali Kemal'e, Hami Mandıralı'ya, Kazım Koyuncu'ya bakıp Trabzonspor'a sevdalanan, ben diyeyim binlerce siz deyin milyonlarca Trabzonsporluya ne diyeceksiniz. Hani hep beraber diyorduk ya "Güçlülerin iktidarına karşı Trabzonspor" ya da "Paraya karşı emeğin savaşı" bu sözleri ne yapacağız? 
Bu kafayla giderseniz o eleştirdiğiniz takımların taraftarlarından bir farkınız mı kalacak. Hadi bizler sevdalandık bir kere atsan atamazsın satsan satamazsın da ya bundan sonra size yarenlik edecek, Adanalı, Diyarbakırlı, İzmirli, Tokatlı, Makedonyalı bulacağınızı mı zannediyorsunuz. Sadece yanımda oturmuş attığınız tweetleri okuyan ve benim kadar sosyal medya ile ilgisi olmayan ancak en az benim kadar Trabzonsporlu olan kardeşimi kahrediyorsunuz. 
Derseniz ki, biz bize yeteriz başkası olmasa da olur. Olur olur. Öyle de olur. Ne bileyim bir Eskişehirspor, bir Antalyaspor bir Kayserispor belki de İBB olursunuz. Ama asla ve asla Hopalı Kazım Koyuncu'nun Trabzonspor'u olamazsınız. 
.....
Sayın başkan,
Trabzonspor, her siyasi görüşten, her milletten, her mezhepten ve dinden taraftarı olan dünya markası olmuş bir kulüptür... Yöneticilerinin siyasi görüşü her ne olursa olsun her görüşteki taraftarına hitap etmek zorundadır. Kimseyi dışlayamaz, ötekileştiremez.

Size bir sır daha vereyim sayın başkanım. Sizin seçilmeniz için oy veren bir çok tanıdığım insan, seçimlerde rakibiniz Muharrem Usta'nın siyaset tarafından gönderildiğini, şikeyi unutturacağını düşünerek sizi destekledi. 

Lütfen...
Biz sizi Trabzonspor için çalışan, Trabzonspor hakları için gerektiğinde masaya yumruğunu vuracak, bağımsız ve tüm Trabzonsporluların başkanı olarak görmek istiyoruz. Hiç bir siyasi partinin adının Trabzonspor ile anılmasını istemiyoruz. Önce ve sadece Trabzonspor.
Not: Saat 02:15. Yazı bitti. Çoğu Trabzonsporlu çoktan uyudu.. Trabzonspor'un derdini kendine dert edinen birileri ise bir faydam olur mu acaba diye gece uyku uyumuyor... Tam iki yıldır…

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bizim kız Sabriye

Popüler ve çok izlenen bir televizyon programında yarışan birisi olduğu için adını duymayan kalmamıştır diye düşünüyorum. Hayatı, aile yaşantısı, yaptığı işi, başarısı, başarısızlığı, doğallığı aklınıza ne geliyorsa didik didik incelenmiş, yazılmış, konuşulmuş, eleştirilmiş, övülmüş, yerilmiş, seveni kadar sevmeyeni de olan birisi.

Kimisi ona Survivor SABRİYE
Kimisi ona kick boks şampiyonu Sabriye
Kimisi ona ağlayan kız Sabriye
Kimisi ona oynayan kız Sabriye
Kimisi ona güldüren kız Sabriye
Kimisi ona geriden gelip kazanan kız Sabriye diyor.
Herkes ona farklı br gözle bakıyor
Velhasıl,
Diyorlar da diyorlar.

***
Her konuşmasında, her hareketinde ve her eyleminde.
Ben gibi, bizim gibi, bizden birisi olduğu için
Ben ona bizim kız Sabriye diyorum.
Kardeşim gibi,

***
Gerek Survivor adasında, gerekse programın konuşulduğu tüm programlar Sabriye ile başlıyor Sabriye ile bitiyor. Yaklaşık beş aydır, demedikleri söz etmedikleri hakaret kalmadı. Sabriye hoş kız, Sabriye'yi seviyorum diye baş…

Faktoring nedir, nasıl çalışır ?

Faktoring, firmaların mal ve hizmet satışlarından doğmuş veya doğacak vadeli, fatura veya fatura yerine geçen bir belgeye dayanan alacakların (çek, senet) faktoring şirketi tarafından temlik alınması yoluyla, finansman, garanti ve tahsilat hizmetlerinin sunulduğu bir finansal üründür diyor Vikipedi..

Peki ülkemizde sistem nasıl işliyor, kimler kullanıyor kısaca bir bakalım.

Ben Bayrampaşa'da yaşıyorum. Bilenler bilir, merkezde ana cadde üzerinde bankalar kadar faktoring firmaları var. Bu firmalar Bayrampaşa ve civarında faaliyet gösteren irili ufaklı bütün firmaların faaliyetlerini, finansal yapılarını en ufak detayına kadar incelemişler ve bir şekilde irtibata geçmişler. 

Türk esnaf sisteminde;  vadeli satışlar nedeniyle oluşan nakit ihtiyacı bilinen bir gerçek. Düşünün bir mal üretiyorsunuz ve sattığınızda aldığınız çeklerin ortalama vadesi 120 ile 180 gün arasında. Hammadde dışında tüm ödemeleriniz nakit (kira, personel, yemek,vergi, ssk vs..)...

Tüm satışları bu şekilde ola…