Spor, siyaset, sosyal medya, magazin, televizyon programları hakkında yazı ve yorumlar

.

Emek Hırsızı İlker Meral

Trabzonspor tarihinde ilk defa Bursaspor'a yenildi...

Futbol bu normal...

Normal olmayan maçın son dakikasında Yasin Öztekin'in attığı ve haftalaraca konuşulacak o muhteşem golün yok sayılması? Bak işte bu hiç de normal değil...

Her hafta değişik kadro, değişik oyun sistemi, kimin neyi nasıl oynayacağı belli olmayan kalabalık oyuncu kadrosu, yanlış tercihler vs... Hepsini konuşabilir, hepsine sayfalarca eleştiri getirebilirim. Çünkü Trabzonspor hayalimdeki  iyi futbolu oynayamıyor.






90 dakika bitmiş, son 3 dakikalık uzatma oynanıyor. Trabzonspor kendi sahasında 1-0 yenik durumda... Sol Bamba baldırına kafa atmaya gelen rakibinden habersiz tamamen oyun kuralları içinde topu arkadaşına paslıyor.  Topu kontrol eden Yasin çok güzel bir vuruşla filelere gönderirken hakem düdük çalıyor. Doksana giden topun gol olmadığını söylüyor. Gol attım maçı kurtardım diyen Yasin golün iptalini görünce öfkeyle hakemi itekliyor.  Hakem Yasin'e sarı kart gösterip maçı bitiriyor.

Pozisyonun faulle uzaktan yakından ilgisi olmadığını anlamak için Ahmet Çakar, Erman Toroğlu, Selçuk Dereli, M.Merk olmaya gerek yok. Futbolu az buçuk kenarından takip eden herkesin buz gibi gol dediği pozisyona İlker Meral neden tehlikeli hareket diye en direkt vuruş kararı verdi? Hadi öyle gördün öyle yorumladın diyelim Yasin Öztekin'e neden kırmızı kart vermedi? 

Cevabını ben vereyim... 

Art niyetliydi, maçı bu skorla bitireyim derdindeydi. Kırmızı kart vermeye de yüreği yetmedi.  

İlker Meral, Trabzonspor'un resmen bir puanını çaldı ve emek hırsızlığı yaptı. Onu Trabzon'a yollayan ağa babalarına karşı görevini yerine getirdi. Kolay mı Fifa hekemi olmak! 

Hem ağa babaları koskoca şampiyonluğu çalıyor o bir puanı çalmış çok mu? Nasılsa benim memleketimde çalmak moda oldu, çalan çalana...  

Bugün 29 Ekim, Cumhuriyet Bayramı,

Cumhuriyet'in 89.yılının kutlandığı günde de  göz göre emeğimizi, umutlarımızı çalmaya devam ediyorlar. Geçenlerde oyuncu Engin Günaydın'ın bir röportajında 'kendimi bu ülkeye ait hissetmiyorum.' sözünde ne kadar haklı olduğunu bir kez daha hatırlamama vesile oldu bu pozisyon. Yapanın yanına kar kaldığı bir yerde ben neyini savunayım bu çarpık düzenin. Vatan, millet eyvallah da yönetenlere laf etmeyecek miyiz. Bir çoğunun basit bir oyun gördüğü futbol üzerinden ülkedeki adaletsizliği  anlamak hiç zor olmamalı. Sen şikecinin suçuna verilecek cezayı indirmeseydin, hapisten çıkar çıkmaz kapısına koşmasaydın, kişiler ve kurumlar ayrılmalı diye saçma, adaletten yoksun bir öneriyle benim hakkımı gasp etmeseydin, bugün çok farklı şeyler konuşabilirdik. Sen benım adaletimi çalacaksın sonra benden bi'sey bekleyeceksin. Adalet yoksa ben hiç bir eyleminde yokum ağa. 

Siyasilerin oyuncağı olmamış tüm milletimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun...