Ana içeriğe atla

Burak Yılmaz durdurulamaz

Burak YILMAZ...

Spor Toto Süper Ligi 2011-2012 sezonu 23. haftası tamamlandığında 25. golünü Ankaragücü filelerine çoktan yollamıştı bile. Ligin 8.sırasında bulunan Kayserispor 'un 25 golü bulunuyor. Geride kalan 10 takımdan daha fazla golü var. Gol krallığında en yakın takipçileri Herve Germain Tum'un 10, Webo'nun ise 9 golü var. Bundan sonra oynanacak 11 süper lig maçı ve play off maçlarınıda katarsak sayının nereye ulaşacağını kestirmek çok zor. Dünya liglerinde ise Real Madrid'li Ronaldo ve Barcelona'lı Messi ile kıyasıya yarışıyor ve şuan zirvede.



Geçen yıl şampiyonluğa oynayan ve birbirine uyum saglamış bir takımda 19 gol atarak Alex'in ardından gol krallıgını 2.sırada tamamlamıştı. Sezon başında takımın nerdeyse iskeletini oluşturan bütün oyuncuların ayrılması ile taraflı tarafsız herkesin merak ettiği soruların başındaydı performansı. Özellikle gerek saha içinde gerek saha dışında çok iyi anlaştığı Selçuk İnan'ın ayrılmasından sonra bütün gözler ondaydı. Bazı futbol otoriteleri Selçuk olmadan yapamaz, gol atamaz diyorlardı. Ya art niyetli ya da Şenol Güneş kadar tanımıyorlardı onu belki de.

Şike, teşvik, polis, savcılık, kulüpler birliği, tff, uefa, Platini'nin gündemden düşmediği günlerde Burak Yılmaz'dan başka konuşulacak ne var ki güzel oynumuzun dilinde. Her hafta maçlar oynanıyor seyri içinde. Kim ne kadar ilgilenir bilinmez sonuçlarla ama bilinen tek gerçek; Burak bu hafta nasıl gol atacak, kaçıncı dakikada atacak, kim nasıl yorumlayacak, hangi gazete hangi manşet atılacak diye çoğaltabiliriz konuşmaları.


Ankaragücü maçı öncesi sahada ısınırken takım arkadaşlarına söylediği, "Bu maçta puan kaybedersek bunun açıklaması olmaz. Yok soguktu, yok üç günde bir maçtı olmaz yani " derken işine ve takımına ne kadar sahip çıktığının en güzel göstergesiydi. Hem de herkesin kaybedince bir mazaret uydurdugu dönemde.

Türk futbolunun gol makinasını daha çok konuşacağız ve yazacağız ilerleyen günlerde.

Hakkında daha da çok şey yazılabilir belki ama ne gerek var ki... Yukarıdaki fotoğraf anlatmıyor mu her şeyi...

Durdurulamayacağını...

Son söz olarak; Dün Selçuk olmadan yapamaz diyenler gündeme düşen Arsenal veya Avrupa'nın büyük takımlarına transfer haberleri için Avrupa'da oynayamaz demeye başladılar. Soruyorum; Emin misiniz?

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bizim kız Sabriye

Popüler ve çok izlenen bir televizyon programında yarışan birisi olduğu için adını duymayan kalmamıştır diye düşünüyorum. Hayatı, aile yaşantısı, yaptığı işi, başarısı, başarısızlığı, doğallığı aklınıza ne geliyorsa didik didik incelenmiş, yazılmış, konuşulmuş, eleştirilmiş, övülmüş, yerilmiş, seveni kadar sevmeyeni de olan birisi.

Kimisi ona Survivor SABRİYE
Kimisi ona kick boks şampiyonu Sabriye
Kimisi ona ağlayan kız Sabriye
Kimisi ona oynayan kız Sabriye
Kimisi ona güldüren kız Sabriye
Kimisi ona geriden gelip kazanan kız Sabriye diyor.
Herkes ona farklı br gözle bakıyor
Velhasıl,
Diyorlar da diyorlar.

***
Her konuşmasında, her hareketinde ve her eyleminde.
Ben gibi, bizim gibi, bizden birisi olduğu için
Ben ona bizim kız Sabriye diyorum.
Kardeşim gibi,

***
Gerek Survivor adasında, gerekse programın konuşulduğu tüm programlar Sabriye ile başlıyor Sabriye ile bitiyor. Yaklaşık beş aydır, demedikleri söz etmedikleri hakaret kalmadı. Sabriye hoş kız, Sabriye'yi seviyorum diye baş…

Faktoring nedir, nasıl çalışır ?

Faktoring, firmaların mal ve hizmet satışlarından doğmuş veya doğacak vadeli, fatura veya fatura yerine geçen bir belgeye dayanan alacakların (çek, senet) faktoring şirketi tarafından temlik alınması yoluyla, finansman, garanti ve tahsilat hizmetlerinin sunulduğu bir finansal üründür diyor Vikipedi..

Peki ülkemizde sistem nasıl işliyor, kimler kullanıyor kısaca bir bakalım.

Ben Bayrampaşa'da yaşıyorum. Bilenler bilir, merkezde ana cadde üzerinde bankalar kadar faktoring firmaları var. Bu firmalar Bayrampaşa ve civarında faaliyet gösteren irili ufaklı bütün firmaların faaliyetlerini, finansal yapılarını en ufak detayına kadar incelemişler ve bir şekilde irtibata geçmişler. 

Türk esnaf sisteminde;  vadeli satışlar nedeniyle oluşan nakit ihtiyacı bilinen bir gerçek. Düşünün bir mal üretiyorsunuz ve sattığınızda aldığınız çeklerin ortalama vadesi 120 ile 180 gün arasında. Hammadde dışında tüm ödemeleriniz nakit (kira, personel, yemek,vergi, ssk vs..)...

Tüm satışları bu şekilde ola…