Ana içeriğe atla

Artık futbol konuşacakmış !


Önce ortam çok fena, hiç bir şey eskisi olmayacak deyip, sonra delil yok dediler. Sonrada kameraları unutup, birilerini kurtardık derken yakalandılar.

Lig normal zamanında başlayacak dediler  ama başlatamadılar. Söz söylerken ağızlarından çıkan tükürük kurumadan, pot üstüne pot kırdılar.

Birileri TFF kapısında sabahlayıp, federasyonumuzla hem fikiriz aldığı tüm kararlara saygılıyız dediler ama Şampiyonlar ligine alınmayınca, canlı yayında kankalarına ve en büyük sponsor firmasının sahibine hakaret üstüne hakaret edip, sponsorluğunuzu istemiyoruz dediler.

Şakacıktan bizi küme düşürün dediler ama resmi başvuru yapmayarak masumum ben türküsünü söyleyip, aman biz batıyoruz ne olur iki kart daha fazla alın diye duygu sömürüsü yaptılar.



Ben artık yöneticilik yapmayacağım istifa ediyorum, ben artık futbol yorumlamayacağım dediler ertesi gün çark edip demogajinin kralını yaptılar.

Kişilerin yaptığı kurumları bağlamaz deyip yasayı değiştirmeyi düşündüler. Siyaset futbola bulaşmasın dediler, şimdi bakanların, millet vekillerinin peşinden ayrılmıyorlar.

Hak ve hukuku sağlayamadıkları için Uefa'ya şikayet ettiler diye insanları  vatan haini ilan ettiler ama kendilerine gelince Cas kapısını aşındırdılar. Şimdi orada bekliyorlar.

Kendileri alamadıkları kararı Uefa baskısıyla aldıklarında birilerine şirin gözükmek için biz yapmadık abi valla Uefa abimiz yaptı dediler.

Geçen sezonun şampiyonunu tescil ettiler ama Şampiyonlar ligine gönderemediler.  Madem; şampiyonlar ligine gönderemeyecek kadar delil var neden şampiyonluğu vermiyorsun. Yoksa sizin liginiz Şampiyonlar liginden çok mu değersiz?

Aman yayıncı kuruluş zarar görmesin, iki decoder  daha fazla satsın diye atmadıkları takla kalmadı.

Futbolun asıl unsuru Teknik direktör, futbolcu, taraftara sormadan lig statüsünü degiştirdiler ama korkarım ki uygulayamayacaklar. Bu statü ile kimleri kurtamanın derdinde oldukları belli.

Sistem böyle gelmiş böyle gitsin mi istiyoruz. Bu memlekette hiç mi iyiler kazanmayacak. Temiz kramponlar diye ortaya çıktık, o kramponlar daha da kirlenmiş olarak mı devam edecek.

Şimdi çıkmışlar milletin karşısına artık futbol konuşacak diyorlar.  Akıllarda cevaplanması gereken bu kadar soru işareti varken biz nasıl futbol konuşacağız? Yasayı ve kanunu hiçe mi sayalım? Şike yapanın yaptığı yanına kar mı kalsın? Başkanlar, Asbaşkanlar, teknik direktörler, futbolcular, simsarlar Metris'de yatarken nasıl kaçan golleri tartışalım. Hakemin çaldığı her düdüğe nasıl saygı duyalım?. Futbol hukuku ile adli hukuk arasındaki farkı ve uygulamayı yorumlayıp karar alamayanların, yönettiği bir futbolu nasıl zevkle izleyelim.

Daha çok şey var anlatacak ama zaten süreci yakından takip eden herkes kendi gözlüğüyle bakıyor ve yorumluyor. Bazılarının ki miyop, bazıların ki güneş, bazıların ki de at gözlüğü.

Buyrun şimdi, istediğiniz kadar keyfle hafta sonu başlayacak ligimizi izleyin.




Bu blogdaki popüler yayınlar

Bizim kız Sabriye

Popüler ve çok izlenen bir televizyon programında yarışan birisi olduğu için adını duymayan kalmamıştır diye düşünüyorum. Hayatı, aile yaşantısı, yaptığı işi, başarısı, başarısızlığı, doğallığı aklınıza ne geliyorsa didik didik incelenmiş, yazılmış, konuşulmuş, eleştirilmiş, övülmüş, yerilmiş, seveni kadar sevmeyeni de olan birisi.

Kimisi ona Survivor SABRİYE
Kimisi ona kick boks şampiyonu Sabriye
Kimisi ona ağlayan kız Sabriye
Kimisi ona oynayan kız Sabriye
Kimisi ona güldüren kız Sabriye
Kimisi ona geriden gelip kazanan kız Sabriye diyor.
Herkes ona farklı br gözle bakıyor
Velhasıl,
Diyorlar da diyorlar.

***
Her konuşmasında, her hareketinde ve her eyleminde.
Ben gibi, bizim gibi, bizden birisi olduğu için
Ben ona bizim kız Sabriye diyorum.
Kardeşim gibi,

***
Gerek Survivor adasında, gerekse programın konuşulduğu tüm programlar Sabriye ile başlıyor Sabriye ile bitiyor. Yaklaşık beş aydır, demedikleri söz etmedikleri hakaret kalmadı. Sabriye hoş kız, Sabriye'yi seviyorum diye baş…

Faktoring nedir, nasıl çalışır ?

Faktoring, firmaların mal ve hizmet satışlarından doğmuş veya doğacak vadeli, fatura veya fatura yerine geçen bir belgeye dayanan alacakların (çek, senet) faktoring şirketi tarafından temlik alınması yoluyla, finansman, garanti ve tahsilat hizmetlerinin sunulduğu bir finansal üründür diyor Vikipedi..

Peki ülkemizde sistem nasıl işliyor, kimler kullanıyor kısaca bir bakalım.

Ben Bayrampaşa'da yaşıyorum. Bilenler bilir, merkezde ana cadde üzerinde bankalar kadar faktoring firmaları var. Bu firmalar Bayrampaşa ve civarında faaliyet gösteren irili ufaklı bütün firmaların faaliyetlerini, finansal yapılarını en ufak detayına kadar incelemişler ve bir şekilde irtibata geçmişler. 

Türk esnaf sisteminde;  vadeli satışlar nedeniyle oluşan nakit ihtiyacı bilinen bir gerçek. Düşünün bir mal üretiyorsunuz ve sattığınızda aldığınız çeklerin ortalama vadesi 120 ile 180 gün arasında. Hammadde dışında tüm ödemeleriniz nakit (kira, personel, yemek,vergi, ssk vs..)...

Tüm satışları bu şekilde ola…